Search

Zor zamanları atlatmanın ve geleceği kazanmanın bir yolu var!

Pandemi etkilerinin gitgide azaldığını gördüğümüz 2022’nin ortalarında şöyle bir geriye dönüp kendimize önemli bir soruyu sorma zamanımızın geldiğini düşünüyorum: ‘Bu kriz bize ne öğretti?’


Herkesin mutlaka farklı bir çıkarımı olsa da danışmanlığını ve eğitim & gelişim programlarını yürüttüğümüz irili ufaklı, Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD’de faaliyet gösteren onlarca firmadan aldığım iç görüler tek bir noktada buluşuyor: Uyum sağlama becerisi (Adaptability)!


Uyum sağlama becerisinin herkes ne yaparsa aynısını yaparak değişmek ile sınırlı kaldığına inanmıyorum. Gerçek anlamda uyum sağlama, birçok becerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir olgu. Yani bir eylemden çok, bir olma hali…


Biraz daha ete kemiğe büründürelim. Mutlaka sağda solda duymuşsunuzdur VUCA terimini: Volatility (Oynaklık), Uncertainty (Belirsizlik), Complexity (Karmaşıklık) ve Ambiguity (Muğlaklık) kelimelerinin baş harfinden oluşuyor.


Dikkat ederseniz, bu dört kelimenin ortak iki özelliği var. Bunlardan bir tanesi anlamlarının olumsuz olması. Ancak, daha önemlisi bunların kendi kontrolümüzde olmaması. Yani, VUCA dünyasında eğer sadece tepki verirsek, her rüzgârın yönü değiştiğinde bizler de oraya savrulmak durumda kalacağımız gerçeği…


Oysaki, gerçek anlamda uyum sağlayabilmek için kendi kontrolümüzde olan şeyler de var. Ama önce doğru yaklaşıma sahip olmamız şart: Kontrol edebileceklerine hükmet.


Pandemi, Ukrayna – Rusya savaşı, Türk lirasının değer kaybı, hayat pahalılığı ve yeniden hayatımıza giren enflasyon gibi olgular, bizleri mutlaka etkiliyor. Ancak, unutmamak gerekir ki, bunların hiçbir tanesi kontrolümüzde değil. Peki ne yapabiliriz?


Cevap, kontrol edebileceklerimize odaklanmak. Yani VUCA’yı yeniden tanımlamak.


Fütürist Bob Johansen hedefi tam on ikiden vurarak, VUCA’yı edilgenlikten; (VUCA: Volatility, Uncertainty, Complexity, Ambiguity)


etken olmaya şu şekilde evirmiş: VUCA: Vision (İleriyi görme), Understanding (Anlamlardırma), Clarity (Netlik) ve Agility (Çeviklik). *Kaynak: https://www.foundingfuel.com/video/reframing-vuca-what-will-it-take-for-leaders-to-thrive-in-the-next-decade/)


Buraya kadar her şey net. Düşünce sistemimizi ya da bakış açımızı değiştirmek elzem. Fakat yeterli değil. Teoriyi hayata geçirebilmek için, bütün bunları olanaklı kılacak düşünce becerilerimizi de geliştirmemiz ve hatta yeniden öğrenmemiz gerekiyor.


Oynaklığı ileriyi görme olarak değiştirebilmemiz için Stratejik düşünme becerimizi,


Belirsizliği anlamlandırmaya dönüştürmek için Analitik düşünme ve çıkarım yapma becerimizi,


Karmaşıklığı netliğe dönüştürmek için karmaşık problem tanımlama ve çözme becerimizi,


Ve muğlaklığı esnekliğe dönüştürebilmek için yaratıcı ve esnek düşünme becerilerimizi kuvvetlendirmeliyiz.


Hatta gerekirse Shunruyu Suzuki’nin başyapıtı ‘Zen zihni, başlangıç zihnidir’ (okumak için: https://www.kitapyurdu.com/kitap/zen-zihni-baslangic-zihnidir/406928.html) kitabında da anlattığı gibi bildiklerimizi unutup tekrar öğrenmeliyiz…


İyi haber, bütün bu beceriler yeteri çaba ve insana yatırımla yeniden öğrenilebilir, geliştirilebilir ve organizasyon seviyesinde yüksek bir standarda ulaştırılabilir. Bu dönüşüm yolculuğuna başlamak için küçük bir adım atmamız yeterli.


Gelin, bu küçük adımı hepimiz, bugün atalım. Kontrol edebileceklerimizi hükmetmekte kararlı olalım ve zihnimizi yeniden öğrenmeye açalım. Gerisi inanın çok daha kolay gelecek…


Esenlikle kalın.


Can Papuççuoğlu


Kurucu & CEO

Better Outcome



79 views0 comments

Recent Posts

See All